MART
 

NİSAN

 

MAYIS

 

HAZİRAN

30/03/2008   27/04/2008   25/05/2008   01/06/2008
23/03/2008   20/04/2008   18/05/2008   08/06/2008
16/03/2008   13/04/2008   11/05/2008   22/06/2008
      06/04/2008   04/05/2008   29/06/2008

TEMMUZ

                 
06/07/2008                  
13/07/2008                  
20/07/2008                  
                     

Tarih :20.07.2008

PENTAKOST’ TAN SONRA BEŞİNCİ VE

AZİZ İLYAS’I (ELİYA) ANMA PAZARI

 

 

Mektup          :  Yakub’un  Mektubu : 5 ; 10- 19

 

Meliki  sadak rütbesi ile ebediyen kahinsin sen,

Rab Rabbime sağımda otur dedi.

Aziz Yakup’un mektubundan alınan sözler

10Kardeşler, Rab'bin adıyla konuşmuş olan peygamberleri sıkıntılarda sabır örneği olarak alın. 11Sıkıntıya dayanmış olanları mutlu sayarız. Eyüp'ün nasıl dayandığını duydunuz. Rab'bin en sonunda onun için neler yaptığını bilirsiniz. Rab çok şefkatli ve merhametlidir.

12Kardeşlerim, öncelikle şunu söyleyeyim, ne gök üzerine, ne yer üzerine, ne de başka bir şey üzerine yemin edin. `Evet'iniz evet, `hayır'ınız hayır olsun ki, yargıya uğramayasınız.

13İçinizden biri sıkıntıda mı? Dua etsin. Biri sevinçli mi? İlahi söylesin. 14İçinizden biri hasta mı? İnanlılar topluluğunun ihtiyarlarını çağırtsın, Rab'bin adıyla üzerine yağ sürüp onun için dua etsinler. 15İmanla edilen dua hastayı iyileştirecek ve Rab onu ayağa kaldıracak. Eğer hasta günah işlemişse, günahları bağışlanacak.

 

16Bu nedenle, şifa bulmak için günahlarınızı birbirinize itiraf edin ve birbiriniz için dua edin. Doğru kişinin yalvarışı çok güçlü ve etkilidir. 17İlyas da aynı bizim gibi bir insandı. Yağmur yağmaması için gayretle dua etti ve üç yıl altı ay yeryüzüne yağmur yağmadı. 18Tekrar dua etti ve gök yağmurunu, toprak da ürününü verdi.

19-20Kardeşlerim, içinizden biri gerçeğin yolundan saparsa ve biri onu yine gerçeğe döndürürse, bilsin ki, günahkârı sapık yolundan döndüren, ölümden bir can kurtarmış ve bir sürü günahı örtmüş olur.

İncil                :  Matta          :    8;28-31 / 9;1

AZİZ MATTA İNCİLİNDEN ALINAN SÖZLER;

                28Bir zamanlar İsa gölün karşı yakasında Gadaralılar’ın memleketine vardı. Orada O’nu mezarlık mağaralarından çıkan iki cinli karşıladı.Bunlar öyle tehlikeliydi ki, kimse o yoldan geçemiyordu. 29İsa’ya “Ey Tanrı’nın Oğlu, bizden ne istiyorsun?” diye bağırdılar. “Buraya, vaktinden önce bize işkence etmek için mi geldin?” 30Onlardan uzakta otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı. 31Cinler İsa’ya, “Bizi kovacaksan, şu domuz sürüsüne gönder” diye yalvardılar.

                32İsa onlara, “Gidin!” dedi. Cinler de adamlardan çıkıp domuzların içine girdiler. O anda bütün sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu. 33Domuzları güdenler kaçıp kente gittiler. Cinli adamlarla ilgili haberler dahil, olup bitenlerin hepsini anlattılar. 34Bunun üzerine  bütün kent halkı İsa’yı karşılamaya çıktı. O’nu görünce bölgelerinden ayrılması  için yalvardılar.

                91İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.


Tarih :13.07.2008

DÖRDÜNCÜ ATALAR PAZARI

 Mektup          :   Titos           :    3 ;  8 – 15

Allah’la sevinin ey azizler ve mutlu olun

Ne mutlu günahlarını bağışladığınız kişilere.

Aziz Pavlus’un Titos’a mektubundan alınan sözler;          

Oğlum Titos; 8Bu güvenilir bir sözdür. Tanrıya iman etmiş olanların, kendilerini iyi işlere vermeye özen göstermeleri için bu konularda ısrarlı olmanı istiyorum. Bunlar insan için iyi ve yararlıdır.

                9Akılsız tartışmalarda, soyağacı didişmelerinden, Kutsal Yasa’yla ilgili çekişme ve kavgalardan sakın. Bunlar yararsız ve boş şeylerdir. 10Birinci ve ikinci uyarıdan sonra bölücü kişiyle ilişkini kes. 11Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkum emiştir.

                12Ben Artemas’ı ya da Tihikos’u sana gönderir göndermez Nikopolis’e, yanıma gelmeye gayret et. Çünkü kışı orada geçirmeye karar verdim. 13Hukukçu  Zenas’la Apollos’u yolcu ederken bir eksikleri olmamasına dikkat et. 14Bizimkiler de kendilerini iyi işlere vermeyi öğrensinler. Böylelikle temel ihtiyaçları karşılanmış ve verimsiz bir yaşam sürmemiş olurlar.

                15Yanımdakilerin hepsi sana selam eder. Bizi seven imanlılara selam söyle.

                Tanrının lütfu hepinizle birlikte olsun. AMİN.

 

İncil                :  Matta          :    5 ;  14 – 19

AZİZ MATTA İNCİLİNDEN ALINAN SÖZLER;

            Rab öğrencilerine şöyle dedi:14 “Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenmez. 15Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliye koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar. 16Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız’ı yüceltsinler!”

                17 “Kutsal Yasa’yı yada peygamberlerin sözlerini geçer-siz kılmak için geldiğimi sanmayın.  Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim. 18Size doğrusunu söyleyeyim, yer ve gök oradan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa’dan ufacık bir harf yada bir nokta bile yok olmayacak. 19Bu nedenle, bu buyrukların en küçüğünden birini kim çiğner ve başkalarına öyle öğretirse, Göklerin Egemenliği’nden en küçük sayılacak. Ama bu buyrukları kim yerine getirir ve başkalarına öğretirse Göklerin Egemenliği’nde büyük sayılacaktır.”


Tarih :06.07.2008

Mektup          : Romalılara    :    5 ;  1 – 16

 

Rab terennümüm ve kuvvetimdir.

Bana Terbiyeyi Rab verdi, Ölüme teslim etmedi.

Aziz Pavlus’un Romalılara mektubundan alınan sözler;

Kardeşlerim; 1Bu nedenle, sonucu doğrulukla donatılmış olarak, Rabbimiz  İsa Mesih aracılığıyla Tanrı`nın önünde barış içindeyiz. 2İman ederek içinde bulunduğumuz bu kayraya O`nun aracılığıyla girme hakkına kavuştuk. Kavuşacağımız Tanrı yüceliğinin umuduyla da övünç duyuyor-uz. 3Üstelik acılarımızda bile övünç duyuyoruz. Çünkü acının katlanışı oluşturduğunu biliyoruz.4Katlanış, denenmeden geçildiğini gösterir, denen-me de umudu oluşturur. 5Bu umut utanç getirmez. Çünkü Tanrı’nın sevgisi bizlere verilen Kutsal Ruh aracılığıyla yüreklerimizde dolup taşmaktadır.

6Çünkü biz daha güçten yoksunken, gerekli dönemde Mesih tanrı-saymazlar yerine öldü. 7Doğru kişi yerine başka birinin ölmesini düşünmek güçtür. Yararlı insanın yerine belki başka biri ölme yürekliliğini göstere-bilir. 8Ama biz daha günahlıyken Mesih bizim yerimize öldü. Tanrı bize sevgisini bununla

kanıtlıyor. 9İsa’nın kanı aracılığıyla şu anda doğrulukla donatılmışsak, O’nun aracılığıyla Tanrı’nın gelecek olan öfkeli yargı-sından kurtuluş bulacağımız daha kesindir. 10Biz düşmanken oğlunun ölümü aracılığıyla Tanrı’yla barıştırıldığımız göz önünde tutulsun. Ama barışmış olarak Mesih’in yaşamı aracılığıyla kurtuluş bulacağımız daha kesindir.

 

İNCİL            :           Matta  :    6 ; 22 - 33

AZİZ MATTA İNCİLİNDEN ALINAN SÖZLER;

Rab dedi ki,22“Bedenin ışığı gözdür. Bu nedenle, gözün sağlamsa tüm bedenin aydınlıktadır. 23Oysa gözün bozuksa tüm bedenin karanlık-tadır. Eğer sendeki ışık gerçekte karanlık ise, ne denli korkunçtur o karanlık!”

24“Hiç kimse iki efendiye uşaklık edemez. Çünkü ya birine kin besler, öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü küçümser. Hem Tanrı’ya,hem de zenginlik ilahına uşaklık edemezsiniz,”

25“Bu nedenle size derim ki, ne yiyeceğiz, ne içeceğiz diye canınız konusunda ve ne giyineceğiz diye bedeniniz konusunda kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha üstün değil mi? 26Bakın göğün kuşlarına!Ne eker, ne biçer, ne de ambarlara biriktirirler.Öyleyken göksel Babanız doyurur onları. Siz kuşlardan daha üstün değil misiniz? 27İçinizden hanginiz kaygılanmakla boyuna bir arşın ekleyebilir?

28“Giyecek konusunda neden kaygılanıyorsunuz? Kır zambaklarını göz önüne getirin: Ne güzel serpilip büyürler! Ne çalışırlar, Ne de iplik eğirirler. 29Size diyorum ki, Süleyman bile tüm görkeminin içinde bunlar-dan biri gibi giyinip kuşanmamıştı. 30Ey kıt imanlılar, bugün var olan, yarın fırına atılan kır otunu böylesi özenle giydirip kuşatan Tanrı size daha çok giydirip kuşatmaz mı! 31Öyleyse ne yiyeceğiz, ne içeceğiz, ya da ne giyece-ğiz diyerek kaygılanmayın. 32Tanrısızlar durup dinlenmeden tüm bunları ararlar Göksel Babanız bütün bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir. 33Size her şeyden önce Tanrı’nın hükümranlığını ve doğruluğunu arayın, bunların tümü size sağlanacaktır. 


 

Tarih :29.06.2008

AZİZ PETRUS VE AZİZ PAVLUS BAYRAMI

 

İncil (Sabah Duası)            :  Yuhanna               :   21:15-25)

 

AZİZ YUHANNA incilinden alınan sözler;

(Aziz Piyer bayramı SABAH DUASI)

15Yemekten sonra İsa, Simun Petrus’a, “Yuhanna oğlu Simun , beni bunlardan daha çok seviyor musun?” diye sordu. Petrus, “Evet, ya Rab” dedi, “Seni sevdiğimi bilirsin.”

                İsa ona, “Kuzularımı otlat” dedi. 16İkinci kez yine ona, “Yuhanna oğlu Simun, beni seviyor musun?” diye sordu.

O da, “Evet, ya rab, seni sevdiğimi bilirsin” dedi.

                İsa ona, “Koyunlarımı güt” dedi. 17Üçüncü kez ona, “Yuhanna oğlu Simun, beni seviyor musun?” diye sordu. Petrus kendisine üçüncü kez, “Ben seviyor musun?” diye sormasına üzüldü. “Ya Rab, sen her şeyi

bilirsin, seni sevdiğimi de bilirsin” dedi.

İsa ona, “Koyunlarımı otlat” dedi. 18“Sana doğrusunu söyleyeyim, gençliğinde kendi kuşağını kendin bağlar, istediğin yere giderdin. Ama yaşlanınca ellerini uzatacaksın, başkası seni bağlayacak ve istemediğin yere götürecek.” 19Bunu Tanrı’yı ne tür bir ölümle belirtmek için söyledi. Sonra ona, “Ardımdan gel”dedi.

20petrus arkasına döndü, İsa’nın sevdiği öğrencinin kendilerini özlediğini gördü. Bu öğrenci, akşam yemeğinde İsa’nın göğsüne yaslanan ve “ya Rab, sana kim ihanet edecek?” diye soran öğrencidir. 21Petrus onu görünce İsa’ya “Ya Rab, bu ne olacak?” diye sordu.

22İsa, “Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?” dedi. “Sen ardımdan gel!”

23Bu yüzden kardeşler arasında o öğrencinin ölmeyeceğine dair bir söylenti çıktı. Ama İsa Petrus’a, “O ölmeyecek” dememişti. Sadece, “Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?” demişti.

24Bütün bunlara tanıklık eden ve bunları yazan öğrenci bu dur. Onun tanıklığının doğru olduğunu biliyoruz.

25İsa’nın yaptığı daha başka çok şey vardır. Bunlar tek tek yazılsaydı, sanırım yazılan kitaplar dünyaya sığmazdı.

 

Mektup         :  2. Korintoslular  :   11 ; 21-33 / 12 ; 1 - 9

 

Konuşmaları bütün yeryüzüne yayıldı,

Gökyüzü Allah’ın yüceliğini yayıyor.

 

Aziz Pavlus’un 2.Korintoslulara mektubundan alınan sözler;

 

Kardeşlerim; 21Kendimi aşağı görerek söylüyorum: Biz bunları yapamayacak kadar güçsüzüz.

                Ama herhangi bir konuda biri övünmeye kalkarsa –akılsız biri gibi konuşuyorum- ben de övünmeye kalkıyorum: 22 Onlar İbrani mi? Ben de. İsrailli mi? Ben de. İbrahim’in soyundan mı? Ben de. 23 Mesih’e hizmet mi ediyorlar?

Çılgın biri gibi konuşuyorum: Ben en ön sıradayım. Emekte tümünden ilerideyim. Cezaevine girmekte en ön sıradayım. Sayılamayacak kadar çok dayak yedim. Kaç kez ölümle yüz yüze geldim! Beş kez Yahudiler’den otuz dokuz kırbaç yedim. 25 Üç kez sopayla dövüldüm, bir kez taşa tutuldum, üç kez deniz kazası geçirdim, bir gün bir gece açık denizde kaldım. 26 Kaç kez yolculuğa çıktım; ırmakların, hırsızların yol açtığı tehlikelerle karşılaştım. Halkımdan, uluslardan gelen tehlikeler, kentte tehlike, ıssız yerde tehlike, denizde tehlike, düzmece kardeşler arasında tehlike…27Çabalara girdim, dertler çektim. Kaç kez uykusuz, aç susuz kaldım! Kaç kez yoksulluk çektim, soğuğa katlandım, çıplak kaldım.28 Bütün bunlardan başka, gün günden üzerine çöken yükler: Tüm kilise topluluklarının kaygısı. 29Kim zayıf da ben değilim? Kim suç işlemeye sürüklendi de ben yanıp tutuşmadım?

30Övünmem gerekiyorsa, zayıflığıma ilişkin konularla övüneceğim. 31Rab İsa’nın sonsuz çağlar boyunca kutlu olan Tanrısı ve Babası biliyor ki yalan konuşmuyorum.32Şam’da  Kral Aretas’ın aradığı vali beni ele geçirmek için tüm Şam Kenti’ni göz altına aldı. 33Bir çamaşır sepetinde pencerenin eşiğinden çıkarılıp kale duvarından aşağı indirilerek onun elinden kaçtım.

121Ever, övünmem gerekiyor. Ne var ki, bundan bir yarar çıkmaz. Ama Rab’den gelen görmeler b ve açıklamalara değinmek isterim: 2Mesih bağılığında birini tanıyorum. Bu adam – bedende miydi, bedenden ayrılmış durumda mıydı bilmiyorum, Tanrı bilir-bundan ön dört yıl önce yerden alınıp göğün üçüncü katına çıkarıldı. 3Biliyorum ki bu adam – bedende mi, beden dışında mı bilmiyorum, Tanrı bilir- 4Yerden aldı cennete götürüldü ve hiç söylenmemesi, insanın konuşmaması gereken sözler işitti. 5İşte bu adamın hesabına döneceğim. Kendi hesabına dönmeyeceğim. Yalnızca zayıflıklarıma değineceğim. 6Bununla birlikte, övünmek isteseydim, akılsız olmayacaktım. Çünkü gerçeği söyleyecektim. Ama bundan kaçınıyorum. Öyle ki, kimse benim için bende gördüğünden, ya da ağzından duyduğundan öte düşüncelere kapılmasın.7Üstün göksel açıklamalar yüzünden gereksiz büyüklenmeye kapılmamayı diye, bedeninde diken gibi batan bir dert verildi bana: Şeytanın beni yumruklamaya atadığı bir ulaklıkta öyle ki gereksiz büyüklenmeye kapılmamayım.

8Beni bıraksın diye üç kez buna ilişkin Rab’den dilekte bulundum. 9O bana. “Kayram sana yeter” dedi, Çünkü gücüm zayıflık ortamında yetkinlik bulur.”Bu nedenle, zayıflıklarım için coşkun sevinç duyarak övüneceğim. Öyle ki

Mesih’in gücü üzerimde konut kursun.

 

İncil               :  Matta                    :   4 ; 18 - 23

AZİZ MATTA İNCİLİNDEN ALINAN SÖZLER;

Bir zamanlar;18İsa Galile Denizi kıyılarında dolaşırken, Simon’la –öteki adı Petros’tur – kardeşi Andreas’a rastladı. Denize ağ atıyorlardı; çünkü balıkçıydılar. 19Onlara, “Ardımdan sıra gelin” dedi, “Sizi insan avcısı yapacağım.” 20Onlar da hemen ağlarını bırakıp O’nun ardı sıra gittiler.

21Oradan ileriye doğru gidince başka iki kardeşe –Zebedi’nin oğlu Yakup’la kardeşi Yuhanna’ya - rastladı. Babaları Zebediyle birlikte teknede ağlarını onarıyorlardı. Onları da çağırdı. 22Hemen tekneyi de, babalarını da bırakıp İsa’nın ardı sıra gittiler.

23İsa Yahudiler’in sinogoglarında öğreterek, hükümranlığın Sevindirici Haberi’ni yayarak, halk arasında her rahatsızlığı, her hastalığı iyileştirerek tüm Galile bölgesini bir uçtan öbür uca dolaştı.

 


Tarih :22.06.2008

PENTAKOST (ANSRA) SONRA BİRİNCİ PAZARI

BÜTÜN AZİZLER PAZARI

 

Mektup          :   İbranilere mektubu ; 11 ; 33 / 12; 2

 

Allah Azizlerini mucizelerle donatmış, 

 

Allah’ı kiliselerden bereketliyelim.

Aziz Pavlus’un İbranilere Mektubundan alınan sözler;

Kardeşlerim; 33Azizlerin tümü iman sayesinde ülkeler ele geçirdiler, adaleti sağladılar, vaat edilenlere kavuştular, aslanların ağzını kapadılar. 34Kızgın ateşi söndürdüler, kılıcın ağzından kurtuldular. Güçsüzlükte kuvvet buldular, savaşta güçlendiler, yabancı orduları bozguna uğrattılar. 35Kadınlar dirilen ölülerini geri aldılar. Başkalarıysa Salıverilmeyi reddederek dirilip daha iyi bir yaşama kavuşma umuduyla işkencelere katlandılar. 36Daha başkaları alaya alınıp kamçılandı, hatta zincire vurulup hapsedildi. 37Taşlandılar, testereyle biçildiler, kılıçtan geçirilip öldürüldüler. Koyun postu, keçi derisi içinde dolaştılar, yoksulluk çektiler, sıkıntılara uğradılar, baskı gördüler. 38Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.

          39İmanları sayesinde bunların hepsi Tanrı’nın beğenisini kazandıkları halde, hiçbiri vaat edilene kavuşmadı. 40Bizden ayrı olarak yetkinliğe ermesinler diye, Tanrı bizim için daha iyi bir şey hazırlamıştı.

         12/1İşte çevremizi bu denli büyük bir tanıklar bulutu sardığına göre, biz de her yükü ve bizi kolayca kuşatan günahı üzerimizden sıyırıp atalım ve önümüze konan yarışı sabırla koşalım.2Gözümüzü, imanımızın öncüsü ve tamamlayıcısı İsa’ya dikelim.

 

İNCİL : Matta : 10; 32- , 37 – 38 / 19 ; 27 - 30

 

AZİZ MATTA İNCİLİNDEN ALINAN SÖZLER

 

32Rab öğrencilerine şöyle dedi: “İnsanların önünde

beni açıkça kabul eden herkesi, ben de göklerdeki Babamın önünde açıkça kabul edeceğim. 33İnsanların önünde beni inkâr edeni, ben de göklerdeki Babamın önünde inkâr edeceğim.”

                 37Annesi ya da babasını beni sevdiğinden çok seven bana layık değildir. 38Oğlunu  ya da kızını beni sevdiğinden çok seven bana layık değildir. 39Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.  

27Bunun üzerine Petrus Ona,“Bak”dedi,“Biz her şeyi bırakıp senin ardından geldik, kazancımız ne olacak?”

           28İsa onlara, “Size doğrusunu söyleyeyim.” dedi, “Her şey yenilendiğinde, İnsanoğlu görkemli tahtına oturduğunda, siz, evet ardımdan gelen sizler, on iki

 

sandalyeye oturup İsrail’in on iki oymağını yargılayacaksınız. 29Benim adım uğruna evlerini, kardeşlerini, anne ya da babasını, çocuklarını ya da topraklarını bırakan herkes, bunların yüz katını elde edecek  ve sonsuz yaşamı miras alacak. 30Ne var ki, birincilerin birçoğu sonuncu, sonuncuların birçoğu da birinci olacak”

Sevincimin onlarda tamamlanması için bunları ben dünyadayken söylüyorum.”

 


Tarih :08.06.2008

ATALAR PAZARI

 

 

Mektup          :   Elçilerin İşleri       :   20 ; 16-17/28 – 36

Atalarımızın Allah’ı kutsal Rab,

Her şeyi adaletle bizlere yaptın.

Aziz Elçilerin İşlerinden alınan sözler;

Bir zamanlar;16Pavlus Efesos’a uğramamaya karar vermişti. Asya bölgesinde oyalanmak istememesinin nedeni, olanağı varsa  Pentekost günü Yaruşalem’de bulunmak için acele etmesiydi.17Paulus Miletos’tan Efesos’a haber gönderip cemaatin yaşlılarını yanına çağırdı. 18Bunlar geldikleri zaman, Paulus şöyle dedi:

28Kendinize ve Kutsal Ruh’un sizi bekçileri yapmış olduğu tüm sürüye dikkat edin; Rabbin, kendi kanı ile edinmiş olduğu cemaati güdün. 29İyi biliyorum ki, ben gittikten sonra, sürüyü esirgemeyecek azgın kurtlar aranıza girecektir.30Hatta sizlerin içinden, şakirtleri kendi artlarından sürüklemek amacıyla sapık konuşmalar yapacak adamlar ortaya çıkacak-tır.31O halde uyanık olun ve hatırlayın ki, üç yıl boyunca, gece gündüz durmadan, her birinizi, gözyaşları dökerek uyardım. 32Ve şimdi, sizleri Allah’a ve onun inayetinin sözüne emanet ediyorum; O, içinizde eserini tamamlayacak ve tüm kutsal kılınmışlarla birlikte size mirası verecek güce sahiptir. 33Hiç kimsenin gümüşüne, ne altınına, ne giysisine göz diktim. 34Siz kendiniz biliyorsunuz ki, kendi ihtiyaçlarımı karşılamak ve arkadaş-larımın geçimini sağlamak için, işte şu ellerimle çalıştım. 35Her zaman size gösterdim ki, bu şekilde çalışarak zayıfların yardımına koşmalı ve Rabbin, kendi ağzıyla söylemiş olduğu: “Vermekte, almaktan daha çok mutluluk vardır! Sözünü hatırlamalıdır.”

36Bu sözlerden sonra, Paulus diz çöküp herkesle birlikte, dua etti.     

İncil                :  Yuhanna                :   17 ;   1 – 13

 

AZİZ YUHANNA İNCİLİNDEN ALINAN SÖZLER;

1Bir zamanlar İsa, gözlerini gökyüzüne kaldırıp şöyle dedi:“Baba, saat geldi. Oğlunu yücelt ki, Oğlun da seni yüceltsin. 2Çükü sen O’na bütün insanlık üzerinde yetki verdin. Öyle ki, O’na verdiklerinin hepsine sonsuz yaşam versin. 3Sonsuz yaşam, tek gerçek Tanrı olan seni ve gönderdiğin İsa Mesih’i tanımalarıdır. 4Yapmam için bana verdiğin işi tamamlamakla seni yeryüzünde yücelttim. 5Baba, dünya var olmadan önce  ben senin yanındayken sahip olduğum yücelikle şimdi beni yanında yücelt.

6“Dünyadan bana verdiğin insanlara senin adını açıkladım. Onlar senindiler, bana verdin ve senin sözüne uydular. 7Bana verdiğin her şeyin senden olduğunu şimdi biliyorlar. 8Çünkü bana ilettiğin sözleri onlara ilettim, onlar da kabul ettiler. Senden çıkıp geldiğimi gerçekten anladılar, beni senin gönderdiğine iman ettiler. 9Onlar için istekle bulunuyorum. Dünya için değil, bana verdiğin kimseler için istekle bulunu-yorum. Çünkü onlar senindir. 10Benim olan her şey senindir, seninkiler de benimdir. 11Ben artık dünyada değilim, ama onlar dünyadalar. Ben sana geliyorum. Kutsal Baba, onları bana verdiğin kendi adınla koru ki, bizim gibi biri olsunlar. 12Kendileriyle birlikte olduğum sürece, bana verdiğin kendi adınla onları esirgeyip korudum. Kutsal Yazı yerine gelsin diye, mahva giden adamdan başka içlerinden hiçbiri mahvolmadı.

13“İşte şimdi sana geliyorum. Sevincimin onlarda tamamlanması için bunları ben dünyadayken söylüyorum.”

 


Tarih :01.06.2008

KÖR ADAM PAZARI

 

Mektup          :   Resullerin İşleri    :  16 ; 16 – 34

Rabb’im, sen bizleri koru ve kurtar,

Rabb’im, bizleri kurtar, çünkü erenler tükendi 

Aziz Elçilerin işlerinden alınan sözler;

 

16Günün birinde dua yerine giderken, karşımıza, falcılık ruhuna tutulmuş köle bir kız çıktı. Bu kız, gelecekten haber vererek efendilerine bir hayli kazanç sağlıyordu. 17Pavlus’u ve bizleri izleyerek, “Bu adamlar yüce Tanrı’nın kullarıdır, size kurtuluş yolunu bildiriyorlar!” diye bağırıp durdu. 18Ve günlerce sürdürdü bunu. Sonunda, bundan çok rahatsız olan Pavlus arkasına dönerek ruha, “İsa Mesih’in adıyla, bu kızın içinden çıkmanı buyuruyorum” dedi. Ruh hemen kızın

içinden çıktı.19Kızın efendileri, kazanç umutlarının yok olduğunu görünce Pavlus’la Silas’ı yakalayıp çarşı meydanına, yetkililerin önüne sürüklediler.         20-21Onları yargıçların karşısına çıkartarak, “Bu adamlar Yahudi’dir” dediler,” Kentimizi altüst ettiler. Biz Romalılar için benimsenmesi ve uygulanması yasak birtakım töreler yayıyorlar.”

22Halk da Pavlus’la Silas’a yapılan saldırıya katıldı. Yargıçlar onların giysilerini yırtıp sıyırarak değnekle dövülmeleri için buyruk verdi. 23Onları iyice dövdürdükten sonra hapse attılar. Zindancıya, onları sıkı güvenlik altında tutmasını buyurdular. 24Bu buyruğu alan zindancı onları hapishanenin iç bölmesine atarak ayaklarını tomruğa vurdu. 25Gece yarısına doğru Pavlus’la Silas dua ediyor, Tanrı’yı ilahilerle yüceltiyorlardı. Öbür tutuklular da onları dinliyordu. 26Birden bire öyle şiddetli bir deprem oldu ki, tutukevi temelden sarsıldı. Bir anda bütün kapılar açıldı, herkesin zincirleri çözüldü. 27Zindancı uyandı. Zindan kapılarını açık görünce kılıcını çekip canına kıymak istedi. Çünkü tutukluların kaçtığını sanmıştı. 28Ama Pavlus yüksek sesle, “Canına kıyma, hepimiz buradayız!” diye seslendi. 29Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlus’la Silas’ın önünde yere kapandı. 30Onları dışarı çıkararak,“Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?” diye sordu.

31Onlar, “Rab İsa’ya iman et, sen de ev halkın da kurtulursunuz” dediler. 32Sonra kendisine ve ev halkının hepsine Rabb’in sözünü bildirdiler. 33Gecenin o saatinde zindancı onları götürüp yaralarını yıkadı. Sonra hem kendisi hem de ev halkı hemen vaftiz oldu. 34Pavlus’la Silas’ı evine götürerek sofra kurdu. Tanrı’ya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.

 

 

İncil                :  Yuhanna                            :    9 ;    1 – 42

AZİZ YUHANNA İNCİLİNDEN ALINAN SÖZLER;

 Bir zamanlar1İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü. 2Öğrencileri İsa’ya“Rabbi,kim günah işledi de bu adam kör doğdu? Kendisi mi, yoksa annesi babası mı?” diye sordular.

                3İsa şu yanıtı verdi:“Ne kendisi, ne de annesi babası günah işledi. Tanrı’nın işleri onun yaşamında görülsün diye kör doğdu. 4Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışmaz. 5Dünyada olduğum sürece dünyanın ışığı Benim.”

                6Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü. 7Adama, “Git, Siloam Havuzu’nda yıkan” dedi. Siloam, gönderilmiş anlamına gelir. 

                Adam gidip yıkandı, gözleri açılmış olarak döndü.8Komşuları ve onu daha önce dilenirken görenler,“Oturup dilenen adam değil mi bu?” dediler.

9Kimi, “Evet, odur”dedi, kimi de“Hayır, ama ona benziyor” dedi. Kendisi ise “Ben oyum” dedi.

                10“Öyleyse, gözlerin nasıl açıldı?” diye sordular.

                11O da şöyle yanıt verdi: “İsa adındaki adam çamur yapıp gözlerime sürdü ve bana, ‘Siloam’a git, yıkan’ dedi. Ben de gidip yıkandım ve gözlerim açıldı.”

                12Ona, “Nerede O?” diye sordular. “Bilmiyorum” dedi.

                13Eskiden kör olan adamı Ferisiler’in yanına götürdüler. 14İsa’nın çamur

yapıp adamın gözlerini açtığı gün Şabat Günüydü. 15Bu nedenle Ferisilerde adama gözlerinin nasıl açıldığını sordular. O da, “İsa gözlerime çamur sürdü, yıkandım ve şimdi görüyorum” dedi. 

                16Bunun üzerine  Ferisiler’in bazıları, “Tanrı’dan değildir” dediler. “Çünkü Şabat Gününü tutmuyor.”

                Ama başkaları, “Günahkar bir adam nasıl bu tür belirtiler gerçekleştirebilir?” dediler.Böylece aralarında ayrılık doğdu.17Eskiden kör olan adama yine sordular: “Senin gözlerini açtığına göre, O’nun hakkında sen   ne diyorsun?” Adam, “O bir peygamberdir” dedi.

         18Yahudi yetkililer, gözleri açılan adamın annesiyle babasını çağırmadan onun daha önce kör doğduğuna ve gözlerinin açıldığına inanmadılar.19Onlara, “Kör doğdu dediğiniz oğlunuz bu mu? Peki, şimdi nasıl görüyor?” diye sordular.

                20Adamın annesiyle  babası şu karşılığı verdiler: “Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz. 21Ama şimdi nasıl gördüğünü, gözlerini kimin açtığını bilmiyoruz, ona sorun. Ergin yaştadır, kendisi için konuşsun.” 

                22Yahudi yetkililerden korktukları için böyle konuştular. Çünkü yetkililer, İsa’nın Mesih olduğunu açıkça söyleyeni havra dışı etmek için aralarında sözbirliği etmişlerdi. 23Bundan dolayı adamın annesiyle babası, “Ergin yaştadır, ona sorun” dediler.

                24Eskiden kör olan adamı ikinci kez çağırıp, “Tanrı hakkı için doğruyu söyle” dediler, “Biz bu adamın günahkar olduğunu biliyoruz.”

                25O da şöyle yanıt verdi: “O’nun günahkar olup olmadığını bilmiyorum. Bildiğim bir şey var, kördüm,şimdi görüyorum.”

26O zaman ona, “Sana ne yaptı? Gözlerini nasıl açtı?” dediler.

                27Onlara, “Size demin söyledim, ama dinlemediniz” dedi. “Niçin yeniden işitmek istiyorsunuz? Yoksa siz de mi O’nun öğrencileri olmak niyetindesiniz?”

                28Adama söverek, “O’nun öğrencisi sensin!”dediler. “Biz Musa’nın öğrencileriyiz. 29Tanrı’nın Musa’yla konuştuğunu biliyoruz. Ama bu adamın nereden geldiğini bilmiyoruz.”

                30Adam onlara şu karşılığı verdi: “şaşılacak şey! O’nun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı. 31Tanrı’nın, günahkarları dinlemediğini biliriz. Ama Tanrı, kendisine tapan ve isteğini yerine getiren kişiyi dinler. 32Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır. 33Bu adam Tanrı’dan olmasaydı, hiçbir şey yapamazdı.”

                34Onlar buna karşılık, “Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders vereceksin? Diyerek onu dışarı attılar.

                35İsa adamı kovduklarını duydu. Onu bularak, “Sen İnsanoğlu’na iman ediyor musun?”diye sordu.

36Adam şu yanıtı verdi: “Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.”

                37İsa,”O’nu gördün. Şimdi seninle konuşan O’dur.”dedi.

                38Adam, “Rab iman ediyorum!” diyerek İsa’ya tapındı.

 


Tarih :25.05.2008

SAMİRİYELİ KADIN VE VAFTİZCİ YUHANNA’NIN BAŞININ 3. BULUNUŞUNUN PAZARI

             

 

Mektup          :   Korintoslular II    :  4 ; 6 - 15

Rabbim halkını kurtar ve mirasını kutsa,

Rabbim seni çağırırım,

Allah’ım beni işit.

Aziz Pavlus’un Korintoslulara ikinci mektubundan alınan sözler;

Kardeşlerim; 6“Karanlıkta ışık parlasın!” diye Tanrı yüreklerimizde parladı.Mesih’in kişiliğinde Tanrı bilgisinin yüceliğini içeren ışıkla bizi aydınlatmak istedi.

7Bu gömüyü toprak kaplarda taşıyoruz. Öyle ki,aşırı oranda açıklanan güç bize değil, Tanrı’ya özgü olsun! 8Her yönden acı çekiyor, ama ezilmiyoruz. Şaşkınlıktan sarsılıyor, ama umudumuzu yitirmiyoruz. 9Saldırılar altındayız, ama yalnız bırakılmıyoruz.Yere seriliyor, ama mahvolmuyoruz. 10İsa’nın ölümünü her an bedenimizde taşıyoruz.öyle ki, İsa’nın yaşamı da bedenimizde açıklansın. 11Çünkü biz yaşayanlar her zaman İsa için ölüme sunuluyoruz. Öyle ki, İsa’nın yaşamı da ölümlü bedenimizde açıklansın. 12Ve ölüm bizde, yaşam sizlerde yetkiyle iş görsün. 13Kutsal Söz’de yazılı olduğu gibi, aynı iman ruhuyla donatıldık: “İman ettim, bu nedenle konuştum.”

Biz de iman ediyoruz ve bu nedenle konuşuyoruz. 14Rab İsa’yı dirilten Tanrı’nın bizleri de İsa’yla birlikte diriltip sizlerle bir arada önünde durduracağını biliyoruz.

                15Çünkü her şey yararımızadır. Öyle ki, kayra daha çok sayıda insana ulaştıkça, Tanrı yüceliği yararına sunulan teşekkürü de artırsın.

 

İncil               :  Yuhanna               :    4;    4 – 42

AZİZ YUHANNA İNCİLİNDEN ALINAN SÖZLER;

 

Bir zamanlar; 4İsa Mesih’in Samiriye’den geçmesi gerekiyordu. 5Oğlu Yusuf’a Yakup’un vermiş olduğu tarlanın yakınında, Sihar adı verilen bir Samiriye şehrine geldi. 6Yakup’un kuyusu orada idi. Yolculuktan yorulmuş olan İsa, kuyunun kenarına oturdu. Vakit yaklaşık olarak altıncı saat idi.

 

7Samiriye’den bir kadın su çekmeye geldi. İsa ona:“Bana su ver” dedi. 8Çünkü şakirtleri, yiyecek satın almak için şehre gitmişlerdi. 9Samiriye’li kadın ona:“Nasıl, dedi bir Yahudi olan sen, Samiriye’li bir kadın olan benden su  istersin?”Gerçekten Yahudiler Samiriye’lilerle hiçbir ilişkileri olsun istemezler.  10İsa ona şu cevabı verdi; “Eğer sen Allah vergisini ve sana: Bana su ver diyenin kim olduğunu bilseydin, sen ondan isterdin;O da sana hayat suyu verirdi.” 11Kadın ona; “Efendi dedi senin bir kovan bile yok, kuyu da derin, öyleyse bu hayat suyunu nereden bulursun? 12Sen, bize bu kuyuyu vermiş, oğulları ve sürüleri ile birlikte kendisi de bu kuyudan su içmiş olan atamız Yakup’tan daha mı büyüksün?” 13İsa ona şu cevabı verdi; “Bu sudan her içen yine susar.14Fakat benim kendisine vereceğim sudan kim içerse, artık susamayacaktır; aksine, ona vereceğim su, onda ebedi yaşama kadar fışkıracak bir su kaynağı olacaktır.” 15Kadın ona; “Efendi dedi,bana bu sudan ver de bir daha susamayayım ve su çekmek için bir daha buraya gelmeyeyim.”

16İsa ona;“Git, dedi, kocanı çağırıp, buraya dön.”17Kadın  ona; “Kocam yok” diye cevap verdi. İsa: “Kocam yok, demekte haklısın, dedi.18Çünkü beş kocan oldu; şimdi ise birlikte yaşadığın adam kocan değildir; bunu doğru söyledin.” 19Kadın ona; Efendi, dedi, görüyorum ki sen bir Peygambersin! 20Atalarımız bu dağda tapındılar, siz ise, tapınacak yerin Kudüs’te