 |
|
|
 |
|
Tarih :20.07.2008 |
 |
PENTAKOST’ TAN SONRA BEŞİNCİ VE
AZİZ İLYAS’I (ELİYA) ANMA PAZARI |
|
|
Mektup :
Yakub’un Mektubu : 5 ; 10- 19
Meliki sadak rütbesi ile ebediyen
kahinsin sen,
Rab Rabbime sağımda otur dedi.
Aziz Yakup’un mektubundan alınan sözler
10Kardeşler, Rab'bin adıyla konuşmuş olan peygamberleri
sıkıntılarda sabır örneği olarak alın. 11Sıkıntıya
dayanmış olanları mutlu sayarız. Eyüp'ün nasıl
dayandığını duydunuz. Rab'bin en sonunda onun için neler
yaptığını bilirsiniz. Rab çok şefkatli ve merhametlidir.
12Kardeşlerim, öncelikle şunu söyleyeyim, ne gök
üzerine, ne yer üzerine, ne de başka bir şey üzerine
yemin edin. `Evet'iniz evet, `hayır'ınız hayır olsun ki,
yargıya uğramayasınız.
13İçinizden biri sıkıntıda mı? Dua etsin. Biri sevinçli
mi? İlahi söylesin. 14İçinizden biri hasta mı? İnanlılar
topluluğunun ihtiyarlarını çağırtsın, Rab'bin adıyla
üzerine yağ sürüp onun için dua etsinler. 15İmanla
edilen dua hastayı iyileştirecek ve Rab onu ayağa
kaldıracak. Eğer hasta günah işlemişse, günahları
bağışlanacak.
16Bu nedenle, şifa bulmak için günahlarınızı birbirinize
itiraf edin ve birbiriniz için dua edin. Doğru kişinin
yalvarışı çok güçlü ve etkilidir. 17İlyas da aynı bizim
gibi bir insandı. Yağmur yağmaması için gayretle dua
etti ve üç yıl altı ay yeryüzüne yağmur yağmadı.
18Tekrar dua etti ve gök yağmurunu, toprak da ürününü
verdi.
19-20Kardeşlerim, içinizden biri gerçeğin yolundan
saparsa ve biri onu yine gerçeğe döndürürse, bilsin ki,
günahkârı sapık yolundan döndüren, ölümden bir can
kurtarmış ve bir sürü günahı örtmüş olur.
İncil :
Matta : 8;28-31 / 9;1
AZİZ MATTA İNCİLİNDEN
ALINAN SÖZLER;
28Bir zamanlar İsa gölün
karşı yakasında Gadaralılar’ın memleketine vardı. Orada
O’nu mezarlık mağaralarından çıkan iki cinli
karşıladı.Bunlar öyle tehlikeliydi ki, kimse o yoldan
geçemiyordu. 29İsa’ya “Ey Tanrı’nın Oğlu, bizden ne
istiyorsun?” diye bağırdılar. “Buraya, vaktinden önce
bize işkence etmek için mi geldin?” 30Onlardan uzakta
otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı. 31Cinler İsa’ya,
“Bizi kovacaksan, şu domuz sürüsüne gönder” diye
yalvardılar.
32İsa onlara, “Gidin!”
dedi. Cinler de adamlardan çıkıp domuzların içine
girdiler. O anda bütün sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak
göle atlayıp boğuldu. 33Domuzları güdenler kaçıp kente
gittiler. Cinli adamlarla ilgili haberler dahil, olup
bitenlerin hepsini anlattılar. 34Bunun üzerine bütün
kent halkı İsa’yı karşılamaya çıktı. O’nu görünce
bölgelerinden ayrılması için yalvardılar.
91İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti
ve kendi kentine gitti. |
|
|
Tarih :13.07.2008 |
 |
DÖRDÜNCÜ ATALAR PAZARI |
|
|
Mektup
: Titos : 3 ; 8 – 15
Allah’la sevinin ey azizler ve mutlu olun
Ne mutlu günahlarını bağışladığınız
kişilere.
Aziz Pavlus’un Titos’a mektubundan alınan
sözler;
Oğlum Titos; 8Bu güvenilir bir sözdür.
Tanrıya iman etmiş olanların, kendilerini iyi işlere
vermeye özen göstermeleri için bu konularda ısrarlı
olmanı istiyorum. Bunlar insan için iyi ve yararlıdır.
9Akılsız tartışmalarda,
soyağacı didişmelerinden, Kutsal Yasa’yla ilgili çekişme
ve kavgalardan sakın. Bunlar yararsız ve boş şeylerdir.
10Birinci ve ikinci uyarıdan sonra bölücü kişiyle
ilişkini kes. 11Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah
işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkum
emiştir.
12Ben Artemas’ı ya da
Tihikos’u sana gönderir göndermez Nikopolis’e, yanıma
gelmeye gayret et. Çünkü kışı orada geçirmeye karar
verdim. 13Hukukçu Zenas’la Apollos’u yolcu ederken bir
eksikleri olmamasına dikkat et. 14Bizimkiler de
kendilerini iyi işlere vermeyi öğrensinler. Böylelikle
temel ihtiyaçları karşılanmış ve verimsiz bir yaşam
sürmemiş olurlar.
15Yanımdakilerin hepsi
sana selam eder. Bizi seven imanlılara selam söyle.
Tanrının lütfu hepinizle birlikte olsun.
AMİN.
İncil :
Matta : 5 ; 14 – 19
AZİZ MATTA İNCİLİNDEN
ALINAN SÖZLER;
Rab öğrencilerine şöyle dedi:14 “Dünyanın
ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenmez. 15Kimse
kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine,
kandilliye koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.
16Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi
işlerinizi görerek göklerdeki Babanız’ı yüceltsinler!”
17 “Kutsal Yasa’yı yada
peygamberlerin sözlerini geçer-siz kılmak için geldiğimi
sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya
geldim. 18Size doğrusunu söyleyeyim, yer ve gök oradan
kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa’dan
ufacık bir harf yada bir nokta bile yok olmayacak. 19Bu
nedenle, bu buyrukların en küçüğünden birini kim çiğner
ve başkalarına öyle öğretirse, Göklerin Egemenliği’nden
en küçük sayılacak. Ama bu buyrukları kim yerine getirir
ve başkalarına öğretirse Göklerin Egemenliği’nde büyük
sayılacaktır.” |
|
|
Tarih :06.07.2008 |
 |
Mektup : Romalılara : 5 ; 1 – 16 |
|
|
Rab terennümüm ve kuvvetimdir.
Bana Terbiyeyi Rab verdi, Ölüme teslim
etmedi.
Aziz Pavlus’un Romalılara mektubundan
alınan sözler;
Kardeşlerim; 1Bu nedenle, sonucu
doğrulukla donatılmış olarak, Rabbimiz İsa Mesih
aracılığıyla Tanrı`nın önünde barış içindeyiz. 2İman
ederek içinde bulunduğumuz bu kayraya O`nun aracılığıyla
girme hakkına kavuştuk. Kavuşacağımız Tanrı yüceliğinin
umuduyla da övünç duyuyor-uz. 3Üstelik acılarımızda bile
övünç duyuyoruz. Çünkü acının katlanışı oluşturduğunu
biliyoruz.4Katlanış, denenmeden geçildiğini gösterir,
denen-me de umudu oluşturur. 5Bu umut utanç getirmez.
Çünkü Tanrı’nın sevgisi bizlere verilen Kutsal Ruh
aracılığıyla yüreklerimizde dolup taşmaktadır.
6Çünkü biz daha güçten yoksunken, gerekli dönemde Mesih
tanrı-saymazlar yerine öldü. 7Doğru kişi yerine başka
birinin ölmesini düşünmek güçtür. Yararlı insanın yerine
belki başka biri ölme yürekliliğini göstere-bilir. 8Ama
biz daha günahlıyken Mesih bizim yerimize öldü. Tanrı
bize sevgisini bununla
kanıtlıyor. 9İsa’nın kanı aracılığıyla şu
anda doğrulukla donatılmışsak, O’nun aracılığıyla
Tanrı’nın gelecek olan öfkeli yargı-sından kurtuluş
bulacağımız daha kesindir. 10Biz düşmanken oğlunun ölümü
aracılığıyla Tanrı’yla barıştırıldığımız göz önünde
tutulsun. Ama barışmış olarak Mesih’in yaşamı
aracılığıyla kurtuluş bulacağımız daha kesindir.
İNCİL
: Matta : 6 ; 22 - 33
AZİZ MATTA İNCİLİNDEN
ALINAN SÖZLER;
Rab dedi ki,22“Bedenin ışığı gözdür. Bu
nedenle, gözün sağlamsa tüm bedenin aydınlıktadır.
23Oysa gözün bozuksa tüm bedenin karanlık-tadır. Eğer
sendeki ışık gerçekte karanlık ise, ne denli korkunçtur
o karanlık!”
24“Hiç kimse iki efendiye uşaklık edemez. Çünkü ya
birine kin besler, öbürünü sever, ya da birine bağlanıp
öbürünü küçümser. Hem Tanrı’ya,hem de zenginlik ilahına
uşaklık edemezsiniz,”
25“Bu nedenle size derim ki, ne yiyeceğiz, ne içeceğiz
diye canınız konusunda ve ne giyineceğiz diye bedeniniz
konusunda kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de
giyecekten daha üstün değil mi? 26Bakın göğün
kuşlarına!Ne eker, ne biçer, ne de ambarlara
biriktirirler.Öyleyken göksel Babanız doyurur onları.
Siz kuşlardan daha üstün değil misiniz? 27İçinizden
hanginiz kaygılanmakla boyuna bir arşın ekleyebilir?
28“Giyecek konusunda neden kaygılanıyorsunuz? Kır
zambaklarını göz önüne getirin: Ne güzel serpilip
büyürler! Ne çalışırlar, Ne de iplik eğirirler. 29Size
diyorum ki, Süleyman bile tüm görkeminin içinde
bunlar-dan biri gibi giyinip kuşanmamıştı. 30Ey kıt
imanlılar, bugün var olan, yarın fırına atılan kır otunu
böylesi özenle giydirip kuşatan Tanrı size daha çok
giydirip kuşatmaz mı! 31Öyleyse ne yiyeceğiz, ne
içeceğiz, ya da ne giyece-ğiz diyerek kaygılanmayın.
32Tanrısızlar durup dinlenmeden tüm bunları ararlar
Göksel Babanız bütün bunlara gereksinmeniz olduğunu
bilir. 33Size her şeyden önce Tanrı’nın hükümranlığını
ve doğruluğunu arayın, bunların tümü size sağlanacaktır. |
|
|
|
Tarih :29.06.2008 |
 |
AZİZ PETRUS VE AZİZ PAVLUS BAYRAMI |
|
İncil (Sabah
Duası) : Yuhanna :
21:15-25)
AZİZ YUHANNA incilinden
alınan sözler;
(Aziz Piyer bayramı SABAH DUASI)
15Yemekten sonra İsa, Simun Petrus’a, “Yuhanna oğlu
Simun , beni bunlardan daha çok seviyor musun?” diye
sordu. Petrus, “Evet, ya Rab” dedi, “Seni sevdiğimi
bilirsin.”
İsa ona, “Kuzularımı
otlat” dedi. 16İkinci kez yine ona, “Yuhanna oğlu Simun,
beni seviyor musun?” diye sordu.
O da, “Evet, ya rab, seni sevdiğimi
bilirsin” dedi.
İsa ona, “Koyunlarımı
güt” dedi. 17Üçüncü kez ona, “Yuhanna oğlu Simun, beni
seviyor musun?” diye sordu. Petrus kendisine üçüncü kez,
“Ben seviyor musun?” diye sormasına üzüldü. “Ya Rab, sen
her şeyi
bilirsin, seni sevdiğimi de bilirsin”
dedi.
İsa ona, “Koyunlarımı otlat” dedi.
18“Sana doğrusunu söyleyeyim, gençliğinde kendi kuşağını
kendin bağlar, istediğin yere giderdin. Ama yaşlanınca
ellerini uzatacaksın, başkası seni bağlayacak ve
istemediğin yere götürecek.” 19Bunu Tanrı’yı ne tür bir
ölümle belirtmek için söyledi. Sonra ona, “Ardımdan
gel”dedi.
20petrus arkasına döndü, İsa’nın sevdiği öğrencinin
kendilerini özlediğini gördü. Bu öğrenci, akşam
yemeğinde İsa’nın göğsüne yaslanan ve “ya Rab, sana kim
ihanet edecek?” diye soran öğrencidir. 21Petrus onu
görünce İsa’ya “Ya Rab, bu ne olacak?” diye sordu.
22İsa, “Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam,
bundan sana ne?” dedi. “Sen ardımdan gel!”
23Bu yüzden kardeşler arasında o öğrencinin ölmeyeceğine
dair bir söylenti çıktı. Ama İsa Petrus’a, “O ölmeyecek”
dememişti. Sadece, “Ben gelinceye dek onun yaşamasını
istiyorsam, bundan sana ne?” demişti.
24Bütün bunlara tanıklık eden ve bunları yazan öğrenci
bu dur. Onun tanıklığının doğru olduğunu biliyoruz.
25İsa’nın yaptığı daha başka çok şey vardır. Bunlar tek
tek yazılsaydı, sanırım yazılan kitaplar dünyaya
sığmazdı.
Mektup :
2. Korintoslular : 11 ; 21-33 / 12 ; 1 - 9
Konuşmaları bütün yeryüzüne yayıldı,
Gökyüzü Allah’ın yüceliğini yayıyor.
Aziz Pavlus’un 2.Korintoslulara
mektubundan alınan sözler;
Kardeşlerim; 21Kendimi aşağı görerek söylüyorum: Biz
bunları yapamayacak kadar güçsüzüz.
Ama herhangi bir konuda biri övünmeye
kalkarsa –akılsız biri gibi konuşuyorum- ben de övünmeye
kalkıyorum: 22 Onlar İbrani mi? Ben de. İsrailli mi? Ben
de. İbrahim’in soyundan mı? Ben de. 23 Mesih’e hizmet mi
ediyorlar?
Çılgın biri gibi konuşuyorum: Ben en ön sıradayım.
Emekte tümünden ilerideyim. Cezaevine girmekte en ön
sıradayım. Sayılamayacak kadar çok dayak yedim. Kaç kez
ölümle yüz yüze geldim! Beş kez Yahudiler’den otuz dokuz
kırbaç yedim. 25 Üç kez sopayla dövüldüm, bir kez taşa
tutuldum, üç kez deniz kazası geçirdim, bir gün bir gece
açık denizde kaldım. 26 Kaç kez yolculuğa çıktım;
ırmakların, hırsızların yol açtığı tehlikelerle
karşılaştım. Halkımdan, uluslardan gelen tehlikeler,
kentte tehlike, ıssız yerde tehlike, denizde tehlike,
düzmece kardeşler arasında tehlike…27Çabalara girdim,
dertler çektim. Kaç kez uykusuz, aç susuz kaldım! Kaç
kez yoksulluk çektim, soğuğa katlandım, çıplak kaldım.28
Bütün bunlardan başka, gün günden üzerine çöken yükler:
Tüm kilise topluluklarının kaygısı. 29Kim zayıf da ben
değilim? Kim suç işlemeye sürüklendi de ben yanıp
tutuşmadım?
30Övünmem gerekiyorsa, zayıflığıma ilişkin konularla
övüneceğim. 31Rab İsa’nın sonsuz çağlar boyunca kutlu
olan Tanrısı ve Babası biliyor ki yalan
konuşmuyorum.32Şam’da Kral Aretas’ın aradığı vali beni
ele geçirmek için tüm Şam Kenti’ni göz altına aldı.
33Bir çamaşır sepetinde pencerenin eşiğinden çıkarılıp
kale duvarından aşağı indirilerek onun elinden kaçtım.
121Ever, övünmem gerekiyor. Ne var ki, bundan bir yarar
çıkmaz. Ama Rab’den gelen görmeler b ve açıklamalara
değinmek isterim: 2Mesih bağılığında birini tanıyorum.
Bu adam – bedende miydi, bedenden ayrılmış durumda mıydı
bilmiyorum, Tanrı bilir-bundan ön dört yıl önce yerden
alınıp göğün üçüncü katına çıkarıldı. 3Biliyorum ki bu
adam – bedende mi, beden dışında mı bilmiyorum, Tanrı
bilir- 4Yerden aldı cennete götürüldü ve hiç
söylenmemesi, insanın konuşmaması gereken sözler işitti.
5İşte bu adamın hesabına döneceğim. Kendi hesabına
dönmeyeceğim. Yalnızca zayıflıklarıma değineceğim.
6Bununla birlikte, övünmek isteseydim, akılsız
olmayacaktım. Çünkü gerçeği söyleyecektim. Ama bundan
kaçınıyorum. Öyle ki, kimse benim için bende
gördüğünden, ya da ağzından duyduğundan öte düşüncelere
kapılmasın.7Üstün göksel açıklamalar yüzünden gereksiz
büyüklenmeye kapılmamayı diye, bedeninde diken gibi
batan bir dert verildi bana: Şeytanın beni yumruklamaya
atadığı bir ulaklıkta öyle ki gereksiz büyüklenmeye
kapılmamayım.
8Beni bıraksın diye üç kez buna ilişkin Rab’den dilekte
bulundum. 9O bana. “Kayram sana yeter” dedi, Çünkü gücüm
zayıflık ortamında yetkinlik bulur.”Bu nedenle,
zayıflıklarım için coşkun sevinç duyarak övüneceğim.
Öyle ki
Mesih’in gücü üzerimde konut kursun.
İncil :
Matta : 4 ; 18 - 23
AZİZ MATTA İNCİLİNDEN
ALINAN SÖZLER;
Bir zamanlar;18İsa Galile Denizi kıyılarında dolaşırken,
Simon’la –öteki adı Petros’tur – kardeşi Andreas’a
rastladı. Denize ağ atıyorlardı; çünkü balıkçıydılar.
19Onlara, “Ardımdan sıra gelin” dedi, “Sizi insan avcısı
yapacağım.” 20Onlar da hemen ağlarını bırakıp O’nun ardı
sıra gittiler.
21Oradan ileriye doğru gidince başka iki kardeşe –Zebedi’nin
oğlu Yakup’la kardeşi Yuhanna’ya - rastladı. Babaları
Zebediyle birlikte teknede ağlarını onarıyorlardı.
Onları da çağırdı. 22Hemen tekneyi de, babalarını da
bırakıp İsa’nın ardı sıra gittiler.
23İsa Yahudiler’in sinogoglarında öğreterek,
hükümranlığın Sevindirici Haberi’ni yayarak, halk
arasında her rahatsızlığı, her hastalığı iyileştirerek
tüm Galile bölgesini bir uçtan öbür uca dolaştı.
|
|
|
Tarih :22.06.2008 |
 |
PENTAKOST (ANSRA) SONRA BİRİNCİ PAZARI
BÜTÜN AZİZLER PAZARI |
|
Mektup :
İbranilere mektubu ; 11 ; 33 / 12; 2
Allah Azizlerini mucizelerle donatmış,
Allah’ı kiliselerden bereketliyelim.
Aziz Pavlus’un İbranilere Mektubundan
alınan sözler;
Kardeşlerim; 33Azizlerin tümü iman
sayesinde ülkeler ele geçirdiler, adaleti sağladılar,
vaat edilenlere kavuştular, aslanların ağzını kapadılar.
34Kızgın ateşi söndürdüler, kılıcın ağzından
kurtuldular. Güçsüzlükte kuvvet buldular, savaşta
güçlendiler, yabancı orduları bozguna uğrattılar.
35Kadınlar dirilen ölülerini geri aldılar. Başkalarıysa
Salıverilmeyi reddederek dirilip daha iyi bir yaşama
kavuşma umuduyla işkencelere katlandılar. 36Daha
başkaları alaya alınıp kamçılandı, hatta zincire vurulup
hapsedildi. 37Taşlandılar, testereyle biçildiler,
kılıçtan geçirilip öldürüldüler. Koyun postu, keçi
derisi içinde dolaştılar, yoksulluk çektiler,
sıkıntılara uğradılar, baskı gördüler. 38Dünya onlara
layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı
oyuklarında dolanıp durdular.
39İmanları sayesinde bunların
hepsi Tanrı’nın beğenisini kazandıkları halde, hiçbiri
vaat edilene kavuşmadı. 40Bizden ayrı olarak yetkinliğe
ermesinler diye, Tanrı bizim için daha iyi bir şey
hazırlamıştı.
12/1İşte çevremizi bu denli büyük bir tanıklar
bulutu sardığına göre, biz de her yükü ve bizi kolayca
kuşatan günahı üzerimizden sıyırıp atalım ve önümüze
konan yarışı sabırla koşalım.2Gözümüzü, imanımızın
öncüsü ve tamamlayıcısı İsa’ya dikelim.
İNCİL :
Matta : 10; 32- , 37 – 38 / 19 ; 27 - 30
AZİZ MATTA İNCİLİNDEN
ALINAN SÖZLER
32Rab öğrencilerine şöyle dedi: “İnsanların önünde
beni açıkça kabul eden herkesi, ben de
göklerdeki Babamın önünde açıkça kabul edeceğim.
33İnsanların önünde beni inkâr edeni, ben de göklerdeki
Babamın önünde inkâr edeceğim.”
37Annesi ya da babasını
beni sevdiğinden çok seven bana layık değildir.
38Oğlunu ya da kızını beni sevdiğinden çok seven bana
layık değildir. 39Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen
bana layık değildir.
27Bunun üzerine Petrus Ona,“Bak”dedi,“Biz her şeyi
bırakıp senin ardından geldik, kazancımız ne olacak?”
28İsa onlara, “Size doğrusunu
söyleyeyim.” dedi, “Her şey yenilendiğinde, İnsanoğlu
görkemli tahtına oturduğunda, siz, evet ardımdan gelen
sizler, on iki
sandalyeye oturup İsrail’in on iki
oymağını yargılayacaksınız. 29Benim adım uğruna
evlerini, kardeşlerini, anne ya da babasını, çocuklarını
ya da topraklarını bırakan herkes, bunların yüz katını
elde edecek ve sonsuz yaşamı miras alacak. 30Ne var ki,
birincilerin birçoğu sonuncu, sonuncuların birçoğu da
birinci olacak”
Sevincimin onlarda tamamlanması için bunları ben
dünyadayken söylüyorum.”
|
|
|
Tarih :08.06.2008 |
 |
ATALAR PAZARI |
|
|
Mektup :
Elçilerin İşleri : 20 ; 16-17/28 – 36
Atalarımızın Allah’ı kutsal Rab,
Her şeyi adaletle bizlere yaptın.
Aziz Elçilerin İşlerinden alınan sözler;
Bir zamanlar;16Pavlus Efesos’a uğramamaya
karar vermişti. Asya bölgesinde oyalanmak istememesinin
nedeni, olanağı varsa Pentekost günü Yaruşalem’de
bulunmak için acele etmesiydi.17Paulus Miletos’tan
Efesos’a haber gönderip cemaatin yaşlılarını yanına
çağırdı. 18Bunlar geldikleri zaman, Paulus şöyle dedi:
28Kendinize ve Kutsal Ruh’un sizi bekçileri yapmış
olduğu tüm sürüye dikkat edin; Rabbin, kendi kanı ile
edinmiş olduğu cemaati güdün. 29İyi biliyorum ki, ben
gittikten sonra, sürüyü esirgemeyecek azgın kurtlar
aranıza girecektir.30Hatta sizlerin içinden, şakirtleri
kendi artlarından sürüklemek amacıyla sapık konuşmalar
yapacak adamlar ortaya çıkacak-tır.31O halde uyanık olun
ve hatırlayın ki, üç yıl boyunca, gece gündüz durmadan,
her birinizi, gözyaşları dökerek uyardım. 32Ve şimdi,
sizleri Allah’a ve onun inayetinin sözüne emanet
ediyorum; O, içinizde eserini tamamlayacak ve tüm kutsal
kılınmışlarla birlikte size mirası verecek güce
sahiptir. 33Hiç kimsenin gümüşüne, ne altınına, ne
giysisine göz diktim. 34Siz kendiniz biliyorsunuz ki,
kendi ihtiyaçlarımı karşılamak ve arkadaş-larımın
geçimini sağlamak için, işte şu ellerimle çalıştım.
35Her zaman size gösterdim ki, bu şekilde çalışarak
zayıfların yardımına koşmalı ve Rabbin, kendi ağzıyla
söylemiş olduğu: “Vermekte, almaktan daha çok mutluluk
vardır! Sözünü hatırlamalıdır.”
36Bu sözlerden sonra, Paulus diz çöküp herkesle
birlikte, dua etti.
İncil :
Yuhanna : 17 ; 1 – 13
AZİZ YUHANNA İNCİLİNDEN
ALINAN SÖZLER;
1Bir zamanlar İsa, gözlerini gökyüzüne kaldırıp şöyle
dedi:“Baba, saat geldi. Oğlunu yücelt ki, Oğlun da seni
yüceltsin. 2Çükü sen O’na bütün insanlık üzerinde yetki
verdin. Öyle ki, O’na verdiklerinin hepsine sonsuz yaşam
versin. 3Sonsuz yaşam, tek gerçek Tanrı olan seni ve
gönderdiğin İsa Mesih’i tanımalarıdır. 4Yapmam için bana
verdiğin işi tamamlamakla seni yeryüzünde yücelttim.
5Baba, dünya var olmadan önce ben senin yanındayken
sahip olduğum yücelikle şimdi beni yanında yücelt.
6“Dünyadan bana verdiğin insanlara senin adını
açıkladım. Onlar senindiler, bana verdin ve senin sözüne
uydular. 7Bana verdiğin her şeyin senden olduğunu şimdi
biliyorlar. 8Çünkü bana ilettiğin sözleri onlara
ilettim, onlar da kabul ettiler. Senden çıkıp geldiğimi
gerçekten anladılar, beni senin gönderdiğine iman
ettiler. 9Onlar için istekle bulunuyorum. Dünya için
değil, bana verdiğin kimseler için istekle bulunu-yorum.
Çünkü onlar senindir. 10Benim olan her şey senindir,
seninkiler de benimdir. 11Ben artık dünyada değilim, ama
onlar dünyadalar. Ben sana geliyorum. Kutsal Baba,
onları bana verdiğin kendi adınla koru ki, bizim gibi
biri olsunlar. 12Kendileriyle birlikte olduğum sürece,
bana verdiğin kendi adınla onları esirgeyip korudum.
Kutsal Yazı yerine gelsin diye, mahva giden adamdan
başka içlerinden hiçbiri mahvolmadı.
13“İşte şimdi sana geliyorum. Sevincimin onlarda
tamamlanması için bunları ben dünyadayken söylüyorum.”
|
|
|
Tarih :01.06.2008 |
 |
KÖR ADAM PAZARI |
|
|
Mektup :
Resullerin İşleri : 16 ; 16 – 34
Rabb’im, sen bizleri koru
ve kurtar,
Rabb’im, bizleri kurtar,
çünkü erenler tükendi
Aziz Elçilerin işlerinden
alınan sözler;
16Günün birinde dua yerine giderken, karşımıza, falcılık
ruhuna tutulmuş köle bir kız çıktı. Bu kız, gelecekten
haber vererek efendilerine bir hayli kazanç sağlıyordu.
17Pavlus’u ve bizleri izleyerek, “Bu adamlar yüce
Tanrı’nın kullarıdır, size kurtuluş yolunu
bildiriyorlar!” diye bağırıp durdu. 18Ve günlerce
sürdürdü bunu. Sonunda, bundan çok rahatsız olan Pavlus
arkasına dönerek ruha, “İsa Mesih’in adıyla, bu kızın
içinden çıkmanı buyuruyorum” dedi. Ruh hemen kızın
içinden çıktı.19Kızın efendileri, kazanç
umutlarının yok olduğunu görünce Pavlus’la Silas’ı
yakalayıp çarşı meydanına, yetkililerin önüne
sürüklediler. 20-21Onları yargıçların karşısına
çıkartarak, “Bu adamlar Yahudi’dir” dediler,” Kentimizi
altüst ettiler. Biz Romalılar için benimsenmesi ve
uygulanması yasak birtakım töreler yayıyorlar.”
22Halk da Pavlus’la Silas’a yapılan saldırıya katıldı.
Yargıçlar onların giysilerini yırtıp sıyırarak değnekle
dövülmeleri için buyruk verdi. 23Onları iyice
dövdürdükten sonra hapse attılar. Zindancıya, onları
sıkı güvenlik altında tutmasını buyurdular. 24Bu buyruğu
alan zindancı onları hapishanenin iç bölmesine atarak
ayaklarını tomruğa vurdu. 25Gece yarısına doğru
Pavlus’la Silas dua ediyor, Tanrı’yı ilahilerle
yüceltiyorlardı. Öbür tutuklular da onları dinliyordu.
26Birden bire öyle şiddetli bir deprem oldu ki, tutukevi
temelden sarsıldı. Bir anda bütün kapılar açıldı,
herkesin zincirleri çözüldü. 27Zindancı uyandı. Zindan
kapılarını açık görünce kılıcını çekip canına kıymak
istedi. Çünkü tutukluların kaçtığını sanmıştı. 28Ama
Pavlus yüksek sesle, “Canına kıyma, hepimiz buradayız!”
diye seslendi. 29Zindancı ışık getirtip içeri daldı.
Titreyerek Pavlus’la Silas’ın önünde yere kapandı.
30Onları dışarı çıkararak,“Efendiler, kurtulmak için ne
yapmam gerekir?” diye sordu.
31Onlar, “Rab İsa’ya iman et, sen de ev halkın da
kurtulursunuz” dediler. 32Sonra kendisine ve ev halkının
hepsine Rabb’in sözünü bildirdiler. 33Gecenin o saatinde
zindancı onları götürüp yaralarını yıkadı. Sonra hem
kendisi hem de ev halkı hemen vaftiz oldu. 34Pavlus’la
Silas’ı evine götürerek sofra kurdu. Tanrı’ya inanmak,
onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.
İncil :
Yuhanna : 9 ; 1 – 42
AZİZ YUHANNA İNCİLİNDEN ALINAN SÖZLER;
Bir
zamanlar1İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.
2Öğrencileri İsa’ya“Rabbi,kim günah işledi de bu adam
kör doğdu? Kendisi mi, yoksa annesi babası mı?” diye
sordular.
3İsa şu yanıtı verdi:“Ne
kendisi, ne de annesi babası günah işledi. Tanrı’nın
işleri onun yaşamında görülsün diye kör doğdu. 4Beni
gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız.
Gece geliyor, o zaman kimse çalışmaz. 5Dünyada olduğum
sürece dünyanın ışığı Benim.”
6Bu sözleri söyledikten
sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru
adamın gözlerine sürdü. 7Adama, “Git, Siloam Havuzu’nda
yıkan” dedi. Siloam, gönderilmiş anlamına gelir.
Adam gidip yıkandı,
gözleri açılmış olarak döndü.8Komşuları ve onu daha önce
dilenirken görenler,“Oturup dilenen adam değil mi bu?”
dediler.
9Kimi, “Evet, odur”dedi, kimi de“Hayır, ama ona
benziyor” dedi. Kendisi ise “Ben oyum” dedi.
10“Öyleyse, gözlerin
nasıl açıldı?” diye sordular.
11O da şöyle yanıt verdi:
“İsa adındaki adam çamur yapıp gözlerime sürdü ve bana,
‘Siloam’a git, yıkan’ dedi. Ben de gidip yıkandım ve
gözlerim açıldı.”
12Ona, “Nerede O?” diye
sordular. “Bilmiyorum” dedi.
13Eskiden kör olan adamı
Ferisiler’in yanına götürdüler. 14İsa’nın çamur
yapıp adamın gözlerini açtığı gün Şabat
Günüydü. 15Bu nedenle Ferisilerde adama gözlerinin nasıl
açıldığını sordular. O da, “İsa gözlerime çamur sürdü,
yıkandım ve şimdi görüyorum” dedi.
16Bunun üzerine
Ferisiler’in bazıları, “Tanrı’dan değildir” dediler.
“Çünkü Şabat Gününü tutmuyor.”
Ama başkaları, “Günahkar
bir adam nasıl bu tür belirtiler gerçekleştirebilir?”
dediler.Böylece aralarında ayrılık doğdu.17Eskiden kör
olan adama yine sordular: “Senin gözlerini açtığına
göre, O’nun hakkında sen ne diyorsun?” Adam, “O bir
peygamberdir” dedi.
18Yahudi yetkililer, gözleri
açılan adamın annesiyle babasını çağırmadan onun daha
önce kör doğduğuna ve gözlerinin açıldığına
inanmadılar.19Onlara, “Kör doğdu dediğiniz oğlunuz bu
mu? Peki, şimdi nasıl görüyor?” diye sordular.
20Adamın annesiyle
babası şu karşılığı verdiler: “Bunun bizim oğlumuz
olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz. 21Ama şimdi nasıl
gördüğünü, gözlerini kimin açtığını bilmiyoruz, ona
sorun. Ergin yaştadır, kendisi için konuşsun.”
22Yahudi yetkililerden
korktukları için böyle konuştular. Çünkü yetkililer,
İsa’nın Mesih olduğunu açıkça söyleyeni havra dışı etmek
için aralarında sözbirliği etmişlerdi. 23Bundan dolayı
adamın annesiyle babası, “Ergin yaştadır, ona sorun”
dediler.
24Eskiden kör olan adamı
ikinci kez çağırıp, “Tanrı hakkı için doğruyu söyle”
dediler, “Biz bu adamın günahkar olduğunu biliyoruz.”
25O da şöyle yanıt verdi:
“O’nun günahkar olup olmadığını bilmiyorum. Bildiğim bir
şey var, kördüm,şimdi görüyorum.”
26O zaman ona, “Sana ne yaptı? Gözlerini nasıl açtı?”
dediler.
27Onlara, “Size demin
söyledim, ama dinlemediniz” dedi. “Niçin yeniden işitmek
istiyorsunuz? Yoksa siz de mi O’nun öğrencileri olmak
niyetindesiniz?”
28Adama söverek, “O’nun
öğrencisi sensin!”dediler. “Biz Musa’nın öğrencileriyiz.
29Tanrı’nın Musa’yla konuştuğunu biliyoruz. Ama bu
adamın nereden geldiğini bilmiyoruz.”
30Adam onlara şu
karşılığı verdi: “şaşılacak şey! O’nun nereden geldiğini
bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı. 31Tanrı’nın,
günahkarları dinlemediğini biliriz. Ama Tanrı, kendisine
tapan ve isteğini yerine getiren kişiyi dinler. 32Dünya
var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin
gözlerini açtığı duyulmamıştır. 33Bu adam Tanrı’dan
olmasaydı, hiçbir şey yapamazdı.”
34Onlar buna karşılık,
“Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders
vereceksin? Diyerek onu dışarı attılar.
35İsa adamı kovduklarını
duydu. Onu bularak, “Sen İnsanoğlu’na iman ediyor
musun?”diye sordu.
36Adam şu yanıtı verdi: “Efendim, O kimdir? Söyle de
kendisine iman edeyim.”
37İsa,”O’nu gördün. Şimdi
seninle konuşan O’dur.”dedi.
38Adam, “Rab iman ediyorum!” diyerek
İsa’ya tapındı.
|
|
|
Tarih :25.05.2008 |
 |
SAMİRİYELİ KADIN VE
VAFTİZCİ YUHANNA’NIN BAŞININ 3. BULUNUŞUNUN PAZARI |
|
|
Mektup :
Korintoslular II : 4 ; 6 - 15
Rabbim halkını kurtar ve mirasını kutsa,
Rabbim seni çağırırım,
Allah’ım beni işit.
Aziz Pavlus’un Korintoslulara ikinci mektubundan alınan
sözler;
Kardeşlerim; 6“Karanlıkta ışık parlasın!”
diye Tanrı yüreklerimizde parladı.Mesih’in kişiliğinde
Tanrı bilgisinin yüceliğini içeren ışıkla bizi
aydınlatmak istedi.
7Bu gömüyü toprak kaplarda taşıyoruz. Öyle ki,aşırı
oranda açıklanan güç bize değil, Tanrı’ya özgü olsun!
8Her yönden acı çekiyor, ama ezilmiyoruz. Şaşkınlıktan
sarsılıyor, ama umudumuzu yitirmiyoruz. 9Saldırılar
altındayız, ama yalnız bırakılmıyoruz.Yere seriliyor,
ama mahvolmuyoruz. 10İsa’nın ölümünü her an bedenimizde
taşıyoruz.öyle ki, İsa’nın yaşamı da bedenimizde
açıklansın. 11Çünkü biz yaşayanlar her zaman İsa için
ölüme sunuluyoruz. Öyle ki, İsa’nın yaşamı da ölümlü
bedenimizde açıklansın. 12Ve ölüm bizde, yaşam sizlerde
yetkiyle iş görsün. 13Kutsal Söz’de yazılı olduğu gibi,
aynı iman ruhuyla donatıldık: “İman ettim, bu nedenle
konuştum.”
Biz de iman ediyoruz ve bu nedenle
konuşuyoruz. 14Rab İsa’yı dirilten Tanrı’nın bizleri de
İsa’yla birlikte diriltip sizlerle bir arada önünde
durduracağını biliyoruz.
15Çünkü her şey yararımızadır. Öyle ki,
kayra daha çok sayıda insana ulaştıkça, Tanrı yüceliği
yararına sunulan teşekkürü de artırsın.
İncil :
Yuhanna : 4; 4 – 42
AZİZ YUHANNA İNCİLİNDEN
ALINAN SÖZLER;
Bir zamanlar; 4İsa Mesih’in Samiriye’den geçmesi
gerekiyordu. 5Oğlu Yusuf’a Yakup’un vermiş olduğu
tarlanın yakınında, Sihar adı verilen bir Samiriye
şehrine geldi. 6Yakup’un kuyusu orada idi. Yolculuktan
yorulmuş olan İsa, kuyunun kenarına oturdu. Vakit
yaklaşık olarak altıncı saat idi.
7Samiriye’den bir kadın su çekmeye geldi.
İsa ona:“Bana su ver” dedi. 8Çünkü şakirtleri, yiyecek
satın almak için şehre gitmişlerdi. 9Samiriye’li kadın
ona:“Nasıl, dedi bir Yahudi olan sen, Samiriye’li bir
kadın olan benden su istersin?”Gerçekten Yahudiler
Samiriye’lilerle hiçbir ilişkileri olsun istemezler.
10İsa ona şu cevabı verdi; “Eğer sen Allah vergisini ve
sana: Bana su ver diyenin kim olduğunu bilseydin, sen
ondan isterdin;O da sana hayat suyu verirdi.” 11Kadın
ona; “Efendi dedi senin bir kovan bile yok, kuyu da
derin, öyleyse bu hayat suyunu nereden bulursun? 12Sen,
bize bu kuyuyu vermiş, oğulları ve sürüleri ile birlikte
kendisi de bu kuyudan su içmiş olan atamız Yakup’tan
daha mı büyüksün?” 13İsa ona şu cevabı verdi; “Bu sudan
her içen yine susar.14Fakat benim kendisine vereceğim
sudan kim içerse, artık susamayacaktır; aksine, ona
vereceğim su, onda ebedi yaşama kadar fışkıracak bir su
kaynağı olacaktır.” 15Kadın ona; “Efendi dedi,bana bu
sudan ver de bir daha susamayayım ve su çekmek için bir
daha buraya gelmeyeyim.”
16İsa ona;“Git, dedi, kocanı çağırıp, buraya
dön.”17Kadın ona; “Kocam yok” diye cevap verdi. İsa:
“Kocam yok, demekte haklısın, dedi.18Çünkü beş kocan
oldu; şimdi ise birlikte yaşadığın adam kocan değildir;
bunu doğru söyledin.” 19Kadın ona; Efendi, dedi,
görüyorum ki sen bir Peygambersin! 20Atalarımız bu dağda
tapındılar, siz ise, tapınacak yerin Kudüs’te
| | | |